Cities Skylines

SimCity efsanesini adeta ayaklar altına alan Cities Skylines şu ana kadar yapılmış en iyi şehir kurma ve yönetme simülasyon oyunu..

Fazlasıyla severek oynadığım şehir kurma simülasyonu oyunları arasında benim gözümde 1.sırada bulunan ve çıktığı günden beri bu listedeki sırasını hiç bir zaman kaybetmeyen Cities Skylines oldukça akıcı ve kaliteli oynanış tarzıyla dikkat çekiyor.

Eğer benim gibi simülasyon oyunlarına karşı bir ilginiz varsa sanıyorum ki rakiplerini de düşünürsek Cities Skylines kolay kolay en iyi şehir kurma & yönetme oyunu olma özelliğini kaybetmeyecek gibi.

SimCity gibi bir efsaneden sonra yenilikçi özellikleri ve kaliteli grafikleri ile bu kategoride yer alan bir çok oyuncuyu bünyesi altına çekmeyi başaran oyun aynı zamanda klasik bir Paradox yapımı diyebilirim.

Oyunun temelinde bulunması gereken bir çok eklenti yine ek paketler (dlc) ile geliyor. Kısacası Paradox oyunlarında görmeye alıştığımız tablo burada da karşımızda.Fakat ek paketleri almak için büyük indirim zamanlarını beklerseniz bu durum pek canınızı sıkmayacaktır.

Oyunu temel fiyatından yargılamak gerekirse yine indirim döneminde alırsanız oldukça uygun bir fiyata denk geliyor. Yanlış hatırlamıyorsam büyük indirim dönemlerinde 12 TL gibi çok cüzi bir fiyata kadar düşüyor.

Oyunun benim için en büyük özelliği SimCity sonrasında çok akıcı olması. Temel mekaniklerinin klasiğin dışına çıktığı oyunda aynı zamanda bir çok mod bulunuyor.

Modlarla Cities Skylines

Atölyeye bağlanarak kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriklere ulaşabilir ve oyununuza yeni haritalar, özellikler ve bir çok şeyi ücretsiz şekilde ekleyebilirsiniz. Ayrıca oyundaki harita boyutunun Simcity’e oranla adeta devasa olduğunu söyleyebilmek mümkün. Şimdilik çok oyunculu seçeneği olmasa da zamanla ekleyeceklerini düşünüyorum.Aslında Paradox firması yaptığı resmi açıklamalarda multiplayer özelliğinin geleceğini bir çok kez açıkladı. Fakat uzun süre geçmesine rağmen henüz yeni bir gelişme yok.

Steam atölye öğeleri arasında oyununuzu %80 civarında Türkçe yapan bir mod mevcut. Eğer teknik terimlere hakim değilseniz belirli bir süre kullanabilirsiniz. Fakat daha sonra kaldırmayı unutmayın. Çok fazla güncellenen bir yama olmadığı için oyuna gelen yeni güncellemeler sonrasında bu mod yüzünden hatalarla karşılaşmanız mümkün.

Cities Skylines
Çıktığı günden sonra efsanevi seri olan SimCity oyununu ayakları altına alan Cities Skylines yeni bir efsane olma yolunda ilerliyor…

Oyun çıkalı uzun süre olduğu için tüm detayları uzun uzun yazmak istemiyorum. Kısa ve öz konuşmak gerekirse Cities Skylines şuan en iyi şehir kurma & yönetme simülasyonu diyebilmek mümkün.

Galatasaray: Beceriksizliğin Ötesindekiler!

Zamanında Galatasaray’ın çocuğu Bülent Korkmaz için 3 maçlık şans tanıyan sözde bağımsız taraftarın şimdi Tudor için neden sesi çıkmıyor?

Kendimi bildim bileli Galatasaray taraftarıyım. Belki de bir taraftardan çok daha fazlasıyım. Kendine taraftar diyenlerin, sözde takımını destekleyenlerin aksine ben ruhumu Galatasaray sevdasına atamış biriyim.

Galatasaray, son 10 sezonu ele aldığımızda 1 sezon harici tamamen ruhsuz oyuncuların birleştiği bir takım oldu. Bu yetmezmiş gibi son 10 yıldır seçilen yöneticiler ise tamamen kendi çıkarları uğruna o konumda bulunan, medyada boş boş konuşmaktan başka bir işe yaramayan vasıfsız insanlardan oluşuyor.

Peki meşhur taraftarımız? Her fırsatta takımına sırtını dönen.. Türkiye’de bulunan spor kulüplerini taraftarlar olarak kıyaslarsak belki de en vefasız ve koyun beyni olan bizim taraftarımızdır. Bağımsız taraftar oluşumu olan Ultraslan bizim tek taraftar grubumuz olduğu için geriye galan 25 milyon Galatasaray taraftarının düşüncesi, inancı hiçe sayılmaktadır.

Sözde Bağımsız Taraftar Grubu

Kendi değerlerimizi kovmaktan beter eden bu grubu kimlerin yönettiği ise tamamen ortadadır. Benim gözümde bu asil formayı Metin Oktay sonrasında onuruyla, gururuyla, hakkıyla taşımış tek isim olan Bülent Korkmaz için 3-5 maç sonrasında istifa diye bağıran siz değil miydiniz sözde taraftar grubu? Bu adamın hiç mi hakkı yoktu 1 sezonu kötü de olsa bitirmeye? Soyadı “Korkmaz” olduğu için mi istifa diye her maç ortalığı yıktınız? Yoksa hakkıyla elde ettiği lakabı “Büyük Kaptan” olduğu için mi?

Neden şimdi Tudor için sesiniz çıkmıyor? Galatasaray’ın sahip olduğu 2 değerli arsa satıldı. Gelen paranın nereye gittiği konusunda hiç bir açıklama yok. Verilen sözler yerine getirilmedi. Neden şimdi Dursun Özbek için sesiniz çıkmıyor bağımsızlığını kaybetmiş sözde taraftar grubu?

Neden 10 Yıldır Böyle?

Takımımıza tekrar dünya klası kazandıran, başarıya aç o ruhu sahaya yansıtan Fatih Terim 3.dönemde takımdan neden ayrıldı? Hatırlasana Galatasaraylı! Nerede bu takımın vefası? Hayatınız boyunca savunduğunuz bir değer olan Galatasaray son 10 yıldır çocuk oyuncağı gibi yönetiliyor, kulübün maddi manevi tüm değerleri ile oynanıyor. Neredesin Galatasaraylı?

Bu takım ne değerler gördü. Kimler geldi, kimler geçti. Fakat son 10 yıldır yapılanların hiç bir açıklaması yok. Kulübümüz taraftara kapalı olduğu için yönetim konusunda hiç bir şey yapamıyoruz. Sözde bize ait olan fakat kimler tarafından yönetildiği belirsiz o lise yüzünden gerçek taraftarlar kulübe el atamıyor! Gerçekten çok yazık.

Elmander ruhu değil miydi bizi tribünlerde coşturan?

Beceriksizliğin ötesinde olanlar, kendi gölgesinden korkanlar bu kulüpte üst makamlarda olmamalılar. Benim görmek istediğim gerçek bir ruh. Eğer ben bir taraftar olarak ruhumu o armaya adamış isem, orada beni temsil eden yöneticilerde ruhunu o armaya teslim etmeliler. Ben orada her maçta 1 puan kaybedeceğiz korkusuyla hayatını riske eden o adamın ruhunu, Abdurrahim Albayrak’ın ruhunu görmek istiyorum. Ben o formayı sırtına geçirdiğinde hırsını kaybetmeyecek Elmander görmek istiyorum. Ben ruhumu teslim ettiğim Galatasaray’da gerçek bir ruh görmek istiyorum. Çok mu şey istiyorum?

Lazer Operasyonu: Yeni Bir Dünya

Göz numaramın fazlasıyla büyümesi ve gözlük kullanmaktan nefret ettiğim için aldığım bir karar sonrası gözlerim için lazer operasyonu yaptırdım.

Göz numaramın fazlasıyla büyümesi ve gözlük kullanmaktan nefret ettiğim için aldığım bir karar sonrası gözlerim için lazer operasyonu yaptırdım.

Gözlerimde küçük yaşta başlayan miyop ve astigmat problemi vardı. Göz numaramın haddinden fazla ilerlemesi sonrası artık bazı zamanlarda gözlük kullanmaya mecbur kalmıştım. Gözlük kullanmaktan tamamen nefret eden biri olarak lazer operasyonları için araştırma yapmaya başladım.

Benim için tek problem 25 yaşın altındaki bireylerde göz ilerlemesi hızlı bir şekilde devam ettiği için bu durumun sadece araştırmadan ibaret olmasıydı. Türkiye’ye sık sık gelemiyor olmam da bu duruma etki etti elbette. Yurt dışında hastaneler düşündüğünüz kadar kaliteli değil. Bu yüzden operasyonu Türkiye harici herhangi bir yerde olma fikrine asla sıcak bakmadım.

Ülkeme dönebildiğim ilk fırsatta ise bu operasyon için gerekli cesareti toplamaya başladım. Operasyon öncesinde göz numaralarım tam olarak şu şekildeydi;

Sağ Göz: 3,25 Miyop – 0,75 Astigmat
Sol  Göz:  3,00 Miyop – 0,75 Astigmat

NOT: Lazer operasyonu olma kararını verdikten sonra gözlük takmayı tamamen bıraktım ve göz numaramı ilerletebildiğim kadar ilerlettim. Bu süreç yaklaşık olarak operasyondan 8 ay önceydi.

Lazer Operasyonu Öncesinde Neler Yaşandı?

Hastanelere ve doktorlara güvenmeyen biri olarak bu süreç benim için oldukça zorluydu. 2-3 yıllık araştırmamın sonucunda lazer operasyonu için Türkiye’de en çok önerilen ve bu konuda tecrübesi fazla olan Dünya Göz Hastanesi benim tercihim oldu. Dünya Göz Hastanesi Konya baş hekimi Prof. Dr. Ümit Kamış‘ın daha önce aile bireylerimizden bir tanesine başarılı bir lazer operasyonu uygulamış olması beni de kendisine yönelten bir referans oldu diyebilirim.

Hastaneyi arayarak kendilerinden randevu aldık. Gerekli testlerin yapılmasından sonra gözlerimin lazer operasyonu için uygun olduğu teyit edildi. Eskiden tek bir yöntemle yapılan bu operasyon için önüme 3 farklı seçenek sunuldu.

Canı fazlasıyla tatlı olan birisi olarak bu noktada yaptığım seçim beni fazlasıyla şaşırttı. Göze lazer öncesinde atılan küçük kesikler ile yapılan ameliyat yöntemini seçtim. Bu operasyonun ismi her hastanede farklı olduğu için özellikle yazmadım. Bu operasyonda lazer tedavisinden önce korneada küçük kesikler oluşturuluyor ve yapay bir tabaka meydana getiriliyor. Lazer tedavisi ise 2. aşama olarak yapılıyor.

Elbette bu operasyonun görüntülerini merak edip araştırdım ve gördüğüm görüntülerden sonra vazgeçmeyi fazlasıyla düşündüğüm zamanlar oldu. Fakat bu görme problemi daha üstün bastığı için aldığım kararı uygulayabilmek adına kendime yaptığım savaşlardan galip çıkmayı başardım.

Operasyon Günü

İkinci bir randevu sonrasında ise operasyon günü için randevu aldık. Sabah saatinde olmayı tercih ettiğim bu operasyon için saat 07.30 civarında hastaneye ulaştık. İlk olarak operasyon öncesinde son testler yapıldı. Ayrıca göz bebeğini büyütmek adına damlalar döküldü. Operasyon saati tam olarak 08.00 olarak ayarlansa  da kısa bir gecikme oldu. Bu tarz gecikmeler elbette insanı daha fazla strese sokabiliyor.

Doktorun gecikmeli de olsa hastaneye ulaşmasıyla beraber artık operasyon önlüğü giydirildi ve sakin kalmam için bir hap verildi. Ayrıca göze uyuşturucu damlalar dökülmeye de başlandı. Ameliyathaneye ulaştıktan sonra ise son bir test yapıldı ve adını bilmediğim, gözümü kesen o iğrenç makineye gözlerim sabitlendi.

Lazer kadar olmasa da rahatsız edici ışıkları olan bu makine gözünüze girerek orada küçük teknik kesikler açıyor. Herhangi bir acı hissi yaşamıyorsunuz lakin düşününce mideniz bulanabiliyor. Benim halen aklıma geldikçe içim gidiyor diyebilirim. Bu makinede iki göze de teker teker kesikler açıldıktan sonra asıl olay olan lazer işlemine sıra geldi. Aralarında 3-4 metre bulunan lazer makinesine yürüyerek gittim. Elbette bu sırada bulanık görüyordum.

Lazar Anı: Uzaylılar Gerçekmiş

Lazer için gözünüz ve çevresi sterilize ediliyor ve gözünüzün etrafına bir bant çekiliyor. Daha sonrasında ise bu bantın göz kısmı yırtılıyor. Size bir ışığa odaklanmanız söyleniyor ve lazer ışını vurulmadan önce yine sizi fazlasıyla rahatsız edecek ışıklara mağruz kalıyorsunuz.

Bu ışıklar sonrasında her şey hazır olduğu zaman doktorunuz size 18 saniyelik bir lazer ışını işlemini başlatacağını söylüyor. Bu süre size 18 saat bile gelebilir. Çünkü lazer ışını gerçekten inanılmaz derecede rahatsız edici. Herhangi bir fiziksel acısı olmasa da psikolojik acısı sizi bunalıma sokabilir.

İki göze de tutulan lazer sonrasında ilk makineden dolayı aldığımız kesikler için gözünüze bir işlem uygulanıyor. Bunu hissetseniz de ne olduğunu açıkçası bilmiyorum. En son ise seri bir şekilde bir çok damla dökülüyor ve operasyon tamamlanıyor. Tüm bu işlemlerin süresi ortalama olarak 20 dakika diyebilirim.

Operasyon sonrasında direk olarak özel odaya çıkartıldım. Bana sadece 30 dakika odada kalacağımı ve 30 dakika sonrasında doktor kontrolüne gireceğimi söylediler. Dedikleri gibi 30 dakika boyunca bir kaç damla döktüler ve bir kaç test yaptılar. Sonrasında ise doktor kontrolü yapıldı. Ameliyatın başarılı geçtiğini söylediler ve reçeteye toplamda 4 göz damlası, 1 göz kremi yazıldı.

Bu 4 göz damlasından bir tanesi göz yaşı damlası. Göz yaşı damlası oldukça işkenceli. 30 dakikada bir damlatılması gerekiyor. Diğer 2 damla ise antibiyotik. Bu damlalar ise 4 saat arayla damlatılıyor. 6 saatte 1 uygulanan vitamin damlası ise benim gözlerimde küçük bir kuruluk oluştuğu için ekstra yazıldı. Ayrıca yatmadan önce uygulamanız gereken 1 krem de mevcut.

Lazer operasyonu sonrasında yazılan ilaçların kullanım süresi ise gözünüzün operasyona nasıl bir tepki verdiği ile alakalı diyebilirim.

Operasyon Sonrası Neler Değişti?

  1. Herhangi bir acı hissi yaşamadım.
  2. Işığa duyarlılığım fazlasıyla arttı. (En fazla 1 ay süreceğini söylediler.)
  3. Güneşe bakmam kesinlikle yasaklandı. Ayrıca güneşli havalarda ilk 6 ay güneş gözlüğü kullanmam tavsiye edildi.
  4. Herhangi bir bilgisayar, televizyon gibi yasaklama olmadı.
  5. En önemlisi gözlük olmadan yeni bir dünyaya merhaba dedim.

Operasyonu 21 Kasım 2017 tarihinde oldum. Şuan üzerinden 15 gün geçti. Bu 2 haftalık süreçte nelerin değiştiği konusunda sizleri kısaca bilgilendirmek istiyorum. Ayrıca bu kısmı 1. ay, 3. ay ve 6. ay tekrar güncelleyeceğim ve son durumu ekleyeceğim.

15 Gün Sonrası

  • Sağ gözüm operasyon bittikten hemen sonra gözlüklü halimden çok daha iyi görmeye başladı. Sol gözümde ise normalden çok daha fazla kuruluk problemi vardı. Bu süreç içerisinde sol gözümde kuruluk hissiyatı azalsa da kuruluğun sebep olduğu bulanıklık halen mevcut. Özellikle gözüm çok yorgun olduğunda bulanıklık iyice artıyor. İlk 3 tanesi ameliyat sonrası 3 gün olmak üzere toplamda 5 kez kontrole gittim. Bu süreçte test değerleri oldukça iyiydi. Fakat kuruluk problemi halen devam ediyor. Sağ gözümde oldukça az olan kuruluk solda bir hayli fazla.
  • Oluşan kuruluğun daha hızlı iyileşebilmesi için ekstra 1 damla daha yazıldı. Bu damla gözde kuruluk ve vitamin eksikliği için kullanılıyor.
  • Sağ gözüm ile yazıları okuma oranım normal göz mesafesinden %140 daha iyi. Sol gözüm ise şuan bulanık olduğundan %80 civarında. Fakat herhangi bir numara kalmadığını yapılan testler ile teyit ettik. Gözde kuruma problemi bittiği an bulanıklığında kaybolacağını ve iki gözünde maksimum 0,25 numarasında sabitleneceğini söylediler.

Sizde lazer tedavisi olmak istiyor ve çekiniyorsanız yapmanız gereken tek şey cesur bir adım atarak bir karar almak. Gerçekten dünyayı çok daha renkli bir şekilde görmeye başlıyorsunuz diyebilirim. Korkacağınız herhangi bir durum yok.

Sadece bu işe girişmeden önce tecrübeli ve hastaları ile yaklaşımı iyi olan bir doktor bulmaya özen gösterin.

Kişisel Blog Sitelerinin 5 Faydası

Sosyal medyanın kişisel blog sitelerini öldürdüğünü düşünenleri yanıltacak nitelikte bilgiler. Kişisel blog sitelerinin en önemli 5 faydası.

Sosyal medyanın kişisel blog sitelerini yavaş yavaş öldürdüğü gerçeği ile yüzleşmek yerine, kişisel blog sitelerinin internet dünyasına kattığı 5 faydadan bahsetmek istiyorum.

Facebook ve Twitter gibi dünyaca ünlü sosyal medya platformlarının Türkiye’de yaygınlaşmasıyla beraber zamanın en popüler siteleri kişisel bloglar, deyim yerindeyse kepenkleri indirmeye başladı. Bu elbette köşeye atılacak bir problem değil. İnsanlar sosyal medyadan takip etmek istedikleri kişilere çok daha rahat ulaşabiliyor, onlarla etkileşime daha kısa sürede geçebiliyorlar.

Dünya üzerinde bir çok ülkede kişisel blog sitelerinin fazlasıyla önemsendiğini unutmamak gerekiyor. Bunun başlıca nedenleri ise;

Ek Gelir Kapısı

Kişisel blog siteleri düşündüğünüzün aksine hatrı sayılır miktarlarda para kazandırabilir.

Tamamen kişisel olan bir sitenin size gelir getirmeyeceğini düşünmek büyük bir hata olacaktır. Kişisel blog siteleri reklam ağlarından pek fazla gelir getirmese de reklam verenlerin en değer verdiği site kategorilerinden bir tanesidir. Bunun başlıca sebebi seo açısından önemli bir yere sahip olmalarıdır. Çünkü içerikleri özgün ve genellikle benzersiz yazılardan oluşur.

Geleceğiniz İçin En Önemli Yatırım

En önemli anlarınızı, hatıralarınızı, fotoğraflarınızı veya yaşadığınız unutulmayacak olaylarınıza yer verebilirsiniz.

Günümüzde çok fazla kişinin önemsemediği günlüklerin yerini Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformlarının aldığı önemli bir gerçek. Fakat bir gün profilinize girdiğinizde ya hiç bir şey bulamazsanız? Sosyal medya ile arası iyi olanların bildiği gibi bir profili 3-5 şikayet ile haklı veya haksız bir şekilde kapattırmak mümkün. Eğer kendinize ait bir kişisel blog siteniz olursa yıllar sonra bile herhangi bir içerik kaybetmez, paylaşmış olduğunuz anılarınıza kolaylıkla ulaşabilir ve en önemlisi o dönem ki profilinizi analiz edebilirsiniz.

Yeni Arkadaşlıklar

Sizin gibi bir çok blog yazarı ile yeni arkadaşlıklar kurabilirsiniz.

Blog yazarlığı oldukça zor bir sanattır. Bu iki sihirli kelimeyi “blog yazarlığı” gerçek anlamda sanat olarak gören bir çok yazar, başka blog sayfalarını da takip etmekten keyif alırlar. Bu takip süreci zamanla kendini “yorum kardeşliği” dediğimiz evreye geçer. Bu evrenin bir üst aşaması ise yeni arkadaşlıklar edinmektir.

İş Başvurularınız İçin Ekstra Puan

Kişisel blog sayfanızı CV içerisine ekleyebilir ve iş başvurularında rakiplerinize göre avantaj sağlayabilirsiniz.

Bir çok kişi tarafından az bilinen bir gerçektir. Herhangi bir iş için başvuru yaptığınızda CV içerisine ekleyebileceğiniz blog siteniz size fazlasıyla iyi bir referans olabilir. Artık günümüzde iş alımlarında Word gibi basit programların kullanımını bilmek size herhangi bir ekstra puan kazandırmaz. Fakat kişisel bloglar iş verenlerin bilgi birikiminizi görebilmeleri ve sizi daha iyi tanıyabilmeleri açısından oldukça etkili bir araçtır.

Rahatlama Sebebi

Kendinize ait düşünce ve fikirleri paylaşabilir, huzur bulabilirsiniz.

Kişisel blog sahibi olmanın bir çok yararı var. Fakat belki de en önemli yararı insanlara huzur veriyor olmasıdır. Düşüncelerinizi, fikirlerinizi veya bilgilerinizi başkalarıyla paylaştığınız zaman büyük bir rahatlama hissedersiniz. Özellikle yalnızlığı seven bir kişiliğiniz varsa kişisel blog sahibi olmak sizde büyük bir fark yaratacaktır. Yazılarınızın okunup okunmaması hiç önemli değil. Önemli olan o duygu ve düşüncelerinizin bir şekilde dışa vurulmasıdır.

Oldukça zor bir sanat olan kişisel blog yazarlığı her ne kadar yerini sosyal medyaya bırakmış olsa da hatrı sayılır miktarda kaliteli blog aktif olarak kaliteli içerik üretmeye devam ediyor. Eğer bu işi gerçekten severek yapacağınızı düşünüyorsanız eminim ki diğer insanların sizden öğreneceği çok şey olabilir. Belki de kendinizi daha fazla geliştirmek için sizin böyle bir blog sayfasına ihtiyacınız olabilir..

SEO Uyumlu Makale Yazımı

Google, algoritmalarını günden güne güncelleştirmeye ve geliştirmeye devam ederken internet sitelerinize eklediğiniz içeriğin önemini en üst safhaya çekmiş durumda. SEO uyumlu makale ise bu konuda bizi bir seviye üste taşıyor.

Google, algoritmalarını günden güne güncelleştirmeye ve geliştirmeye devam ederken internet sitelerinize eklediğiniz içeriğin önemini en üst safhaya çekmiş durumda. SEO uyumlu makale ise bu konuda bizi bir seviye üste taşıyor.

SEO Uyumlu Makale Nedir?

Her SEO uzmanı için oldukça değişken bir kavram olan seo uyumlu makale; ürettiğiniz içeriğin arama motorlarında üst sıralarda yer alabilmesini sağlayabilmek adına bir çok kriteri göz önünde tutarak yazmış olduğunuz makalelerdir.

SEO uyumlu makaleler, Google tarafından çıkartılan Panda güncellemesi sonrasında oldukça önem kazandı. Eskiden üretmiş olduğumuz bir içeriği site dışı seo çalışmaları ile destekleyerek sıralamalarda önemli yerlere gelebiliyorduk. Fakat Google Panda Güncellemesi sonrasında eğer makaleleriniz seo uyumlu değilse dışarıdan verdiğiniz desteğin pek fazla önemi kalmıyor.

SEO Uyumlu Makale Nasıl Yazılır?

Bir makaleyi yazmaya başlamadan önce ilk yapmanız gereken mutlaka içeriğiniz için anahtar kelime belirlemek olmalıdır. Bunun sebebi ise içeriği üretirken doğru anahtar kelime yoğunluğu ve alt başlıklar üretebilmektir.

İPUCU: ANAHTAR KELİMEYİ seçerken küçük bir rekabet analizi yapmanız, sizi rakiplerinizden bir adım öne çıkartacaktır.

SEO uyumlu makale yazabilmek adına bazı kriterlere uymanız gerektiğinden daha önce bahsetmiştim. Bu kriterleri biraz daha detaylandırmak gerekirse;

DOĞRU BAŞLIK SEÇİMİ

Hatırlayacağınız üzere makale yazmadan önce yapmanız gereken ilk şey anahtar kelime seçimi yapmaktı. Makalemiz için anahtar kelimeyi bulduktan sonra doğru başlık kullanımı yapabilmek için seçmiş olduğunuz anahtar kelime mutlaka başlıkta yer almalıdır. Hatta ekstra 1 puan daha kazanmak istiyorsanız başlığınız anahtar kelime ile başlamalıdır. Çok kısa veya çok uzun başlıklar oluşturmaktan daima kaçının. En az 3 kelimelik başlıklar tercih sebebiniz olmalıdır. Ayrıca bir başlık içerisinde en fazla 50 karakter kullanınız.

Yazı Kısa Bağlantısı (URL)

SEO açısından oldukça önemli bir yere sahip olan kısa bağlantıları doğru kullanmak önemlidir. SEO uyumlu makale yazarken mutlaka anahtar kelime içeren kısa ve öz bağlantılar oluşturmaya özen gösterin.

Kaliteli İçerik Üretimi

Yazmış olduğunuz makaleyi seo uyumlu yapmak sadece anahtar kelimelerden ibaret değildir. Yazacağınız makalede belki de odak noktası içerik olmalıdır. İçeriği yazarken oldukça dikkatli olmalı ve bir çok kriteri göz önünde tutmalısınız.

  1. Hem kullanıcılar hem arama motorları tarafından son güncellemeler sonrasında başarı yakalamış kelime sayısı 300 kelimedir. İçerikleri en az 300 kelime yazmaya özen gösteriniz.
  2. Seçmiş olduğunuz anahtar kelimenin ilk ve son paragrafta kullanılıyor olması seo uyumlu makale açısından önemli bir kriterdir.
  3. Yazmış olduğunuz makaleye ekleyeceğiniz ekstra resimlerden en az 1 tanesinin alt etiketinin anahtar kelime içermesi size ekstra 1 puan kazandırır.
  4. İçeriği yazarken anahtar kelime kullandığınız kısımlarda oluşturduğunuz kısa bağlantı için yazı içi link işlemi yapabilirsiniz.
  5. Anahtar kelime yoğunluğunun %2’yi geçmemesine dikkat edin.
  6. Aşırıya kaçmadan anahtar kelimeyi yazıda 1-2 kez vurgulayın. Bu vurgulamayı yaparken anahtar kelimeyi kalıplaştırabilir, eğik yazabilir yada renklendirme işlemi yapabilirsiniz.

SEO konusunun oldukça derin bir olay olduğunu ve sadece teknik terimlerden ibaret olmadığını unutmayın. Google gibi algoritması oldukça gelişmiş arama motorlarının dikkat ettiği başka faktörlerde var. Google seo uyumlu makalelerin kullanıcı dostu olmasına da oldukça önem veriyor.

SEO Uyumlu Makale Nasıl Yazılmalıdır? Doğru makale yazımı arama motoru sıralamalarına ne derece etki eder?

Akıcı bir dille yazılan ve kullanıcıyı aradığı içeriğe direk olarak ulaştıran içeriklerin sıralamaya girmesi ve üst sıralarda kendine yer edinmesi diğer içeriklere göre daha kolay. Ayrıca bu şekilde yazılmış olan yazıların sosyal medya platformlarında paylaşılma oranı ise normal içeriklere göre çok daha yüksek.

Maddelerde belirttiğimiz 300 kelime kriteri genel bir kriterdir. Bazı konular vardır ki uzunca içerik üretmek imkansıza yakındır. O tarz bir içerik üretiyorsanız kendinizi belli bir kelime sayısına ulaşmak için zorlamayın. Yazabileceğiniz maksimum kelimeyi yazın ve kullanıcının o anahtar kelimede aradığına ulaşmasını sağlayın.

Paragraflar ve Alt Başlıklar

Makalelerinizi akıcı yazmak elbette önemli. Fakat okunabilir olmasını sağlamak için akıcılıktan fazlasına ihtiyacınız var. Yazmış olduğunuz yazıların hem seo uyumunu arttırabilmek adına hemde okunabilir olmasını sağlamak adına alt başlıklardan ve paragraflardan oluşmasına özen göstermeniz gerekiyor.

Özellikle alt başlıklarda yan anahtar kelimeler kullanmanız seo açısından oldukça önemli bir kriter. Bu alt başlıkları oluştururken de mutlaka anahtar kelime analizinde karşınıza çıkan sonuçlara odaklanmaya dikkat edin. Atacağınız küçücük alt başlık size milyonlarca ziyaretçi olarak dönüş sağlayabilir!

Not: H1 genellikle yazının başlığıdır. Konu içerisinde H1 kullanmanıza gerek yoktur. 1000 kelimenin altı konularda en fazla 2 adet H2 kullanın. Ayrıca çok çok uzun konularda H3 ve H4 gibi diğer alt başlık seçeneklerini de kullanmanız yazı zenginliği arttıracaktır.

Paragrafların ise seo açısından önemi henüz tam olarak net değil. Fakat kullanıcıyı içeriğin tamamını okumaya yönlendirmek adına oldukça önemli bir yol. Yazmış olduğunuz yazıları kullanmış olduğunuz görsel şablonda ki (tema) yazı tipi boyutuna göre paragraf haline getirin.

Meta Alanlarının Doğru Kullanılması

Sadece seo uyumlu makale yazmak elbetteki yetersiz gelebilir. Bir internet sitesinin olmazsa olmazı meta alanları, doğru kullanıldığı zaman üretilen içerikten alınan verimi %1000 kadar arttırabilir. Peki meta alanı en doğru şekilde nasıl kullanılabilir?

Meta Başlık: 50-60 kelime civarında anahtar kelime içeren, mümkünse anahtar kelime ile başlayan ve ilgi çekici özgün başlıklar atmaya çalışın.

Meta Açıklama: Ortalama 140 karakterden oluşan, anahtar kelime içeren ve yazdığınız makale ile alakalı ilgi çekici, özgün açıklamalar üretin.

Meta Anahtar Kelimeler: Aynı kelimeleri üst üste tekrar etmeden ve aşırıya kaçmadan makalenizde kullandığınız anahtar kelime ve onun yan aranmalarını ekleyin.

Tüm bu kriterlere uyarak yazdığınız makaleler, tamamen seo uyumlu makale olacaktır. Bu kriterlerin tamamına uymanız sizi arama sonuçlarında 1.sıraya çıkartmaz. Fakat rakiplerinizden 1 adım önde olmanızı sağlar. Unutmayın, SEO oldukça derin bir konudur.