Uncharted 4: A Thief’s End (Bir Hırsızın Sonu)

Uncharted 4: A Thief’s End

Yaşadıklarım bir hırsızın sonunu görmekten ibaret değildi, çok daha fazlası mevcuttu. PS4 konsolunun her daim en iyi oyunlarını yapmış olan bir firmanın çıtayı çok çok yukarıya çıkarabildiğini gördüm. Monitörümden taşan sıcacık duyguları hissettim. Uncharted 4: A Thief’s End öyle kulaklığınızı takıp, tek başınıza takılacağınız bir oyun değil aslında. Neler döndüğünü görmek isteyen meraklı insanların anında yanınıza gelerek, gözlerini kırpmadan doya doya eğleneceği gerçek bir başyapıt. Detayları, hikayesi, görselleri, karakterleri, mekanikleri yani kısacası A’dan Z’ye her şeyiyle tüm yaş gruplarına hitap eden muhteşem bir oyun.

Uncharted 4: A Thief’s End veya bizde bilinen adıyla “Bir Hırsızın Sonu”, oyna girer girmez sizi oyuna bağlamasını sağlıyor ve uzunca bir süre yaşayamayacağınız muhteşem anlara götürüyor. Minik şoklarla başlayan hikaye, önce tempoyu veriyor sonra ise durağan bir hal alıyor. Sizin tam oyunu kapatacağınızı anladığı an itibariyle önünüze çok farklı bir şey koyuyor be bu seferde onu tüketmeye çalıştığınızda zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Dikkatinizi ve ilginizi hep yüksek tutmayı başarıyor.

En son nerede kalmıştık?

Nathan Drake arkadaşları ile birlikte ve Sully’nin bütün desteğini arkasına alarak “İrem” adlı şehri bulmuş ve o muhteşem gizli kent kumlara gömülürken canını zar zor kurtarmıştı. Artık geriye kalan ise gizem, bulmaca ve yeni bir aksiyon kalmayınca hazine avcısı için ayrılma zamanı gelmişti. Yeni hayatı, Sully ve eski dostlarını ardında bırakmasını gerektiriyordu.

Uncharted 4: A Thief’s End Oyun İçi Görüntü
Uncharted 4: A Thief’s End

Uncharted 4: A Thief’s End ile Hazinenin Peşinde Koş!

15 yıl kadar ölü olduğunu sandığı ağabeyi kapısına gelince, Nathan kendine söyleyemediği o kaçış noktasını buluyor ve tekrar dönmek zorunda kalıyor. 15 yıl kadar önce peşinde koştukları hazineyi ararken kaderleri ayrılan iki kardeş, tekrar bir araya geliyor ve yine aynı şekilde hazinenin peşine düşüyorlar. Korsan Kaptan olan Henry Avery’nin 400 milyon dolar değer biçilen hazinesini bulmak zorundalar. Bunun sebebi ise işin ucunda paranın dışında Sam’in hayatı da var. Nathan bu kez tutkuları için değil, kardeşinin can güvenliği için eski defterine çizmeye başlıyor.

Henry Avery bir korsan kaptan olmasından dolayı hazineyi bulmak için dünyanın her bir yanını gezmek zorunda kalıyorlar. İtalya’da başlayan macera, hemen ardından İskoçya’ya, oradan da bambaşka yerlere uzayıp gidiyor. Elbette hiçbir sürprizi bozmayacağım çünkü hem bize verilen ambargo detayları çok net hem de sizi bu harika maceradan mahrum bırakmak istemem.

Sonuca gelecek olursak; ölmeden önce mutlaka oynanması gereken oyunların başında geliyor. Yazımda da bahsettiğim gibi oyunu oynarken çok farklı duygulara kapılıyorsunuz. Bu oyun için sayfalarca ve binlerce kelime yazmak mümkün ama bu eşsiz deneyimi çok fazla okuyarak değil de bizzat oynayarak ve yaşayarak hissetmeniz gerekmektedir.

Oyuna vermek istediğim puan 10 üzerinden 11.
Ayrıca oyunu almak isteyenler için oyunun dijital satış sayfası: https://store.playstation.com/tr-tr/product/EP9000-CUSA04529_00-UNCHARTED4000000

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

29 yaşında, futbol tutkunu ve simülasyon oyunları aşığı. Aynı zamanda boş vakitlerini süper kahramanlık yaparak geçirmeye çalışan blog yazarı.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

close

Subscribe