To The Moon

To The Moon öyle bir oyun ki üzerinden aylar hatta yıllar geçse de o diyaloglar ve insanın içine işleyen müzikler kalbinizde büyük yere sahip olmaktadır. Özellikle duygusal sahnelerin mükemmelliği gözünüzün önüne geldiğinde, oturduğunuz yerde gözlerinizin dolduğunu fark edeceksiniz. İşte böyle bir oyundan bahsediyorum.

To The Moon – Roman Gibi Bir Oyun!

Freebird Games isimli firma tarafından 2011 yılında piyasaya sürülen To The Moon, iki boyutlu küçük mü küçük bir oyun olmasına rağmen, verdiği ve yaşattığı hislerle son 10 yılın en iyi oyunlarından biri olduğu çok açıktır. To The Moon oyunu size ne mi yaşatıyor? Hani çok sevdiğiniz bir kitap olur ve bir oturuşta okur bitirirsiniz ya, hah işte bu oyunda öylesine bir yapım. Başından kalkmadan acaba ne olacak duygusuyla devam edeceğiniz ve sonrasında Steam kütüphanenizde en güzel yeri ayırdığınız bir şaheser olacak. 

Ağlamıyorum… Gözümü Soğan Yaktı

Dr.Watts ve Dr.Rosaline, hasta ve ölüm zamanı gelmiş olan insanların hayallerini yapmak için kendilerini bu mesleğe adayan iki mükemmel insanlardır. Johnny isimli bir hasta gelir ve en büyük hayalinin aya gitmek olduğunu söyler. Ve hikayemiz burada başlar. Oyun o kadar bizi içine çekiyor ki, Johnny’nin bu hayalini gerçekleştirmek için canla başla mücadele veriyoruz. 

++ Biraz da Gülelim

Şimdi soracaksınız hep hüzünlü mü devam ediyor, hiç mi gülmeyeceğiz? Tabi ki hayır. To The Moon hüzünlendirmenin yanı sıra bizleri oldukça da güldürmektedir. Oyunda bulunan sihirbaz, bizi yeri gelecek çok güldürecek, yeri gelecek çok ağlatacak.

Ahh O Müzikler Yok Mu??

En son olarak öveceğim bir kısım ise oyunun müzikleri. İnsanın kalbini o kadar çalıyor ki tabiri yerindeyse Müslüm Baba etkisi yaratıyor. İnternette oyunun müzik arşivini indirip arada dinliyorum, gerçekten muhteşem bir duygu.

Toparlayacak olursak To The Moon kesinlikle ölmeden önce oynanması gereken oyunlar listesinde yer alıyor. Müziğinden tutunda, diyaloglarına kadar oyun size her şeyi hissettirmeyi başarıyor. Tek bir nefeste hikayeyi bitireceğinize kalıbımı basarım. Oyun sizi yaşadığınız dünyadan alıp, kendi dünyasına koyuyor. Bundan dolayı Freebird Games Firması’na teşekkür ederim. Sadece bu oyunu değil, diğer oyunları da ilgi çekici. İleri zamanlarda bu oyunların da incelemelerini göreceksiniz. Herkese iyi oyunlar dilerim.

Aynı zamanda daha fazla oyun rehberleri için kategoriye göz atabilirsiniz. Bu oyuna sahip olmak için Steam kullanabilir yada alternatif platformları tercih edebilirsiniz. Fakat mutlaka oynamanız gereken bir oyun olduğunu unutmayın.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

Mevlüt YAŞAR

29 yaşında, futbol tutkunu ve simülasyon oyunları aşığı. Aynı zamanda boş vakitlerini süper kahramanlık yaparak geçirmeye çalışan blog yazarı.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

close

Subscribe