Super Meat Boy

Super Meat Boy

Super meat boy, katıksız bir platform oyunu. Super Meat Boy ile oradan oraya sıçrıyor, düşmanları ve engelleri aşıyor, bölümün sonucunda sizin için kurtarılmayı bekleyen yarinize ulaşmaya çalışıyorsunuz. Fakat ne engeller! Bıçaklı çarklar, ısı sensörlü füzeler, yapılması müthiş imkansız atlayışlar ve soluğunu ensenizden ayırmayan yaratıklar. Gariban et oğlanımızın ise tek yapabildiği şey zıplamak. 

Öl De Ölelim

Oyun, uzunluğu ortalama 15-30 saniye arası değişen bölümlerden oluşuyor. Ama bölüm sürelerinin kısalığı sizi yanıltmasın, her şey yemyeşil bir ortamda oldukça basit başlıyor fakat zamanla smb sizi cayır cayır cehennemin dibine yerleştirip soğuk terler döktürüyor. 10 saniyelik bir bölümü geçmek için bir ihtimal 10 dakika saç baş yolacaksınız, fakat bundan çok büyük keyif alacaksınız. Bunun tek nedeni kontrollerin kusursuzluğu. Her şey çok kati ve net. Öldüğünüz zaman bunun sizin hatanız olduğunu fark ediyor ve daha fazla bir hırsla bölümü yine deniyorsunuz. Çoğu bölüm birkaç tekrarla ustalaşacak şekilde tasarlanmış ve asla birinde bir kusur bulamıyorum.

Oyun gün ışığı ve karanlık dünyalar olarak ikiye ayrılmış durumda. Her ikisi için kendi içinde altı bölüme ayrılıyor ve bölümlerde kendi içinde biri bölüm sonu canavarı olmak üzere yirmi kısım içeriyor. Bazı bölümlerde nerede ise ulaşılması imkansız yerlere yerleştirilmiş yara bantları ve yakalamanız ihtiyaç duyulan warpzonelar var. Her warpzone ya başka bir bağımsız platform oyununun karakteri ile oynanan özel bölümler yahut retro warpzone denilen meat boy’un gameboy, nes benzer biçimde konsollar hazzında hazırlanmış bölümlerini yer ediniyor.

Kan İstiyorum, Vahşet İstiyorum

Super meat boy görmüş olduğum en kanlı oyun! Evet, o sempatik et oğlanın, kulağının üzerinde çiçeğiyle bandaj kızın sevimliliği bile vahşeti durduramıyor. Etli karakterimiz koştururken değdiği her yer kan içinde kalıyor, bıçaklı çarklara değdiğinde kan içerisinde paramparça oluyor, ormanda koşturan sincaplar ise kıymaya dönüyor. 

Müzikler ise harika. Kesinlikle bu oyunun başında düşündüğünüzden iki kat fazla oturmuş olduğunuzu fark ederseniz sorumlusu müzikleridir. Sizi öyle bir havaya sokuyor ki ve aynı zamanda hırsınızı öyle artırıyor ki kendinizi sert gitar tınıları ile ekrandaki kana odaklanmış şekilde yüzünüzde ürkütücü bir gülümsemeyle oyunu oynarken yakalamanız işten bile değil.

Sonuç olarak Super Meat Boy gerçek anlamda bizi kendine bağlamayı başarıyor. Bazı kesim grafiklerine takılabilir, yıl olmuş bilmem kaç hala niye böyle 2 boyutlu oyunlar yapıyorlar diye. Bende şunu söylemek istiyorum, her şey grafik, görünüş değil; size ne hissettirdiği daha önemli. Size temin ederim ki hiç pişman olmayacağınız bir yapım. Oyun biraz zor olduğu için başta çok sıkılacaksınız ama biraz sabrettikten sonra ise saatlerce başından kalkamayacaksınız. Tek rahatsız edecek olay çok fazla kan olması. Onun dışında sizi çok eğlenceli saatler bekliyor. Mutlaka oynamanızı öneriyorum.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

29 yaşında, futbol tutkunu ve simülasyon oyunları aşığı. Aynı zamanda boş vakitlerini süper kahramanlık yaparak geçirmeye çalışan blog yazarı.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

close

Subscribe