Galatasaray: Beceriksizliğin Ötesindekiler!

Zamanında Galatasaray’ın çocuğu Bülent Korkmaz için 3 maçlık şans tanıyan sözde bağımsız taraftarın şimdi Tudor için neden sesi çıkmıyor?

Kendimi bildim bileli Galatasaray taraftarıyım. Belki de bir taraftardan çok daha fazlasıyım. Kendine taraftar diyenlerin, sözde takımını destekleyenlerin aksine ben ruhumu Galatasaray sevdasına atamış biriyim.

Galatasaray, son 10 sezonu ele aldığımızda 1 sezon harici tamamen ruhsuz oyuncuların birleştiği bir takım oldu. Bu yetmezmiş gibi son 10 yıldır seçilen yöneticiler ise tamamen kendi çıkarları uğruna o konumda bulunan, medyada boş boş konuşmaktan başka bir işe yaramayan vasıfsız insanlardan oluşuyor.

Peki meşhur taraftarımız? Her fırsatta takımına sırtını dönen.. Türkiye’de bulunan spor kulüplerini taraftarlar olarak kıyaslarsak belki de en vefasız ve koyun beyni olan bizim taraftarımızdır. Bağımsız taraftar oluşumu olan Ultraslan bizim tek taraftar grubumuz olduğu için geriye galan 25 milyon Galatasaray taraftarının düşüncesi, inancı hiçe sayılmaktadır.

Sözde Bağımsız Taraftar Grubu

Kendi değerlerimizi kovmaktan beter eden bu grubu kimlerin yönettiği ise tamamen ortadadır. Benim gözümde bu asil formayı Metin Oktay sonrasında onuruyla, gururuyla, hakkıyla taşımış tek isim olan Bülent Korkmaz için 3-5 maç sonrasında istifa diye bağıran siz değil miydiniz sözde taraftar grubu? Bu adamın hiç mi hakkı yoktu 1 sezonu kötü de olsa bitirmeye? Soyadı “Korkmaz” olduğu için mi istifa diye her maç ortalığı yıktınız? Yoksa hakkıyla elde ettiği lakabı “Büyük Kaptan” olduğu için mi?

Neden şimdi Tudor için sesiniz çıkmıyor? Galatasaray’ın sahip olduğu 2 değerli arsa satıldı. Gelen paranın nereye gittiği konusunda hiç bir açıklama yok. Verilen sözler yerine getirilmedi. Neden şimdi Dursun Özbek için sesiniz çıkmıyor bağımsızlığını kaybetmiş sözde taraftar grubu?

Neden 10 Yıldır Böyle?

Takımımıza tekrar dünya klası kazandıran, başarıya aç o ruhu sahaya yansıtan Fatih Terim 3.dönemde takımdan neden ayrıldı? Hatırlasana Galatasaraylı! Nerede bu takımın vefası? Hayatınız boyunca savunduğunuz bir değer olan Galatasaray son 10 yıldır çocuk oyuncağı gibi yönetiliyor, kulübün maddi manevi tüm değerleri ile oynanıyor. Neredesin Galatasaraylı?

Bu takım ne değerler gördü. Kimler geldi, kimler geçti. Fakat son 10 yıldır yapılanların hiç bir açıklaması yok. Kulübümüz taraftara kapalı olduğu için yönetim konusunda hiç bir şey yapamıyoruz. Sözde bize ait olan fakat kimler tarafından yönetildiği belirsiz o lise yüzünden gerçek taraftarlar kulübe el atamıyor! Gerçekten çok yazık.

Elmander ruhu değil miydi bizi tribünlerde coşturan?

Beceriksizliğin ötesinde olanlar, kendi gölgesinden korkanlar bu kulüpte üst makamlarda olmamalılar. Benim görmek istediğim gerçek bir ruh. Eğer ben bir taraftar olarak ruhumu o armaya adamış isem, orada beni temsil eden yöneticilerde ruhunu o armaya teslim etmeliler. Ben orada her maçta 1 puan kaybedeceğiz korkusuyla hayatını riske eden o adamın ruhunu, Abdurrahim Albayrak’ın ruhunu görmek istiyorum. Ben o formayı sırtına geçirdiğinde hırsını kaybetmeyecek Elmander görmek istiyorum. Ben ruhumu teslim ettiğim Galatasaray’da gerçek bir ruh görmek istiyorum. Çok mu şey istiyorum?

Yabancı Kuralı IRKÇILIKTIR!

Hani marjinal olan bizlerdik? Yıllar sonra yabancı kuralının 14 olması ile beraber seyir kalitesi oldukça artmış durumdaydı. Fakat siyasetin içindeki insanların spora karışması ile beraber tekrar gündeme gelen yerli oyuncu saçmalığı sanıyorum ki bütün takım taraftarlarının sinirini bozmuş durumda.

Hani marjinal olan bizlerdik? Yıllar sonra yabancı kuralının 14 olması ile beraber seyir kalitesi oldukça artmış durumdaydı. Fakat siyasetin içindeki insanların spora karışması ile beraber tekrar gündeme gelen yerli oyuncu saçmalığı sanıyorum ki bütün takım taraftarlarının sinirini bozmuş durumda. Kişisel olarak Galatasaray taraftarı olsam da ligimizde sadece bizde değil, tüm takımlarda fazlasıyla iyi yabancı oyuncular olduğunu hatırlatmak isterim. Fakat bu yazımda en iyi bildiğim ve tanıdığım takım olan Galatasaray üzerinden örnekler vererek hislerimi aktaracağım.

Bildiğiniz üzere bizim takımda büyük emekleri olan Selçuk İNAN son 3 sezondur fazlasıyla yatarak oynuyor. İlerleyen yaşını bahane etmeye gerek yok. Çünkü ondan daha büyük olan GOMIS gibi bir örnek ile tanıştık bu sezon. Sosyal medyadan Gomis’i takip edenlerin bildiği gibi Gomis günün bir çok saatini kişisel antrenmanlar ile geçiriyor. Bunun katkısını da sanırım ligin ilk 5 haftasında attığı golleri ve gösterdiği yırtıcılığa bakarak anlayabiliriz. Ondan daha küçük yaşta olan Selçuk ise mücadele ruhunu kaybettiği gibi futbolda ilerleyen yaşlarda daha da olgunlaşan görüş açısını da kaybetmiş durumda. Antalyaspor ile oynanan mücadelede sanırım o atmadığı pası hepiniz görmüşsünüzdür. Bunlar sadece bir kaç örnek. Detaylı detaylı her şeyden bahsetmeye gerek yok.

Nerede futbol ruhu??

Gomis’in ruhunu, Fernando’nun çabalarını, N’Diaye’nin hırsını ve Maicon’un nasıl bir tank olduğunu biz Galatasaray taraftarı bu sezon fazlasıyla gördük. Peki diğer takımlarda durum farklı mı? Elbette hayır! Fenerbahçe’de oynayan yine Selçuk’tan daha yaşlı olan Valbuena o kadar hırslı ki! Taraflı tarafsız herkes onun hırsına hayran! Peki Beşiktaş’ta yine Selçuk’tan daha yaşlı olan Pepe’nin mücadelesi? Ben sahada mücadele görmek istiyorum. Kalite görmek istiyorum. Ve bir futbol sever olarak bu benim en büyük hakkım.

Şimdi diyeceksiniz ki yazının başlığında ırkçılık var fakat içerik ile alakası yok. Onu da hemen şöyle toparlamak gerekirse; futbol camiasındaki bir çok insan her zaman yabancıların ayrıldığını söylüyor. Fakat bu kesinlikle doğru değil. Galatasaray’da Tolga, Serdar söke söke formayı almadı mı yabancılardan? Beşiktaş’ta Cenk Tosun’a bakın! Adam Negredo gibi bir dünya markasına forma yüzü göstermiyor! Trabzonspor’a bakın. Gencecik çocuk Abdulkadir Ömür’ü, Yusuf Yazıcı’yı nasıl da oynatıyor? Çünkü onlar çalışmayı biliyorlar. Aldıkları paranın hakkını, giydiği formanın ruhunu biliyorlar..

Tüm bunlar olurken siyasetle ilgilenen kişilerin Türkiye’de yabancı kuralına el atması kadar IRKÇI bir durum yoktur. Tüm bu düşünce tamamen rezilliktir. Sizin yeriniz meclistir ve siyasi konulardır. Haftada sadece 90 dakika ayırdığımız amacı eğlence olan spor sizin işiniz değil. Irkçılığı bırakın ve işinize bakın!

 

 

Vay bizim takımların haline…

Ülkemizde futbol ilerlemek yerine günden güne geriye doğru giderken nerede bizim taraftarlar?? Neden seyirciyiz bu duruma?

Türk futbolunun son 3 4 sezondur ciddi anlamda gerilediğini hepimiz biliyoruz. Buna sebep olarak ortaya 100 farklı düşünce atabiliriz ve eminiz ki bu attığımız düşüncelerin 99 tanesi doğru çıkar. Avrupa’da herhangi bir başarıyı zaten kimse beklemiyor. Fakat bu durumdan çıkartmamız gereken sonuç ise Avrupayı önemsememek olmamalı. Bunun için bir çalışma içine giren kimse yok. Çünkü ortada girebilecekleri belli bir bütçe yok. Takımlarımızın hepsi şuan batık durumda. Taraftarlar ise resmen uyuyor.

Nerede bizim 4 büyükler?

4 büyükler
Nerede bizim eski 4 büyükler? Ufacık kadrolar ile Avrupa’da her sezon heyecan yaratan takımlarımız… Şimdi neredeler?

Son yıllarda 3 büyükleri yakalamak uğruna eski ve ölmüş yıldız oyuncuları kadrosuna katan Trabzonspor’da çok ciddi bir borç durumu var diyebiliriz. Yeni gelen başkanları ile bu durumu biraz da olsa temizlemeye çalışsalar da diğer takımlara göre başarı şansı en az olan kulüp olan Trabzonspor’u mali olarak düzlüğe çıkarmak ciddi bir zaman alacaktır. Bunu yaparlarken de alt yapıya önem vermeleri ve nokta atışı transferler ile başarı yakalamaya çalışmaları lazım. Fakat bu durumların aksine halen pahalı transferler yapmaya çalışan Trabzonspor aynı zamanda daha önce yaptığı nokta transferleri ise bonservissiz bir şekilde ellerinden kaçırıyorlar.

Bir diğer çöküşte olan takım ise Fenerbahçe. Ellerinde yıldız oyuncular olsa da takım içinde belli bir disiplin olmadığını düşünüyorum. Kadroları çok çok iyi. Özellikle ellerinde çok iyi stoper oyuncuları var. Hücum hatları da çok iyi. Orta sahaya yapacakları bir transfer ve iyi bir disiplin ile rahatlıkla şampiyonluğa oynayacak bir kadroları olsa da takımın transfer yapmaya hali yok. Maddi durumun en çok etkilediği takım bence Fenerbahçe. Beşiktaş ve Galatasaray gibi açık açık “feda” demeye korkuyorlar. Taraftar ise anlamıyor. Fakat takımın ciddi anlamda maddi çöküşte olduğunu sanırım görmemek büyük bir aptallık olur diyebilirim.

Ligin son şampiyonu Beşiktaş ise Şenol Güneş önderliğinde rakiplerine oranla çok iyi  durumdalar. Özellikle Fikret Orman geldikten sonra maddi olarak gözle görülür bir şekilde en çok toparlayan kulüp olan Beşiktaş’ın en büyük artılarından biride kadrodaki genç ve yaşlı oyuncu dengesini iyi tutturmaları. Eğer Fenerbahçe ve Galatasaray bu anlayışları ile devam ederlerse Beşiktaş elindeki genç kadro ile 2-3 sezon üst üste şampiyon olabilir.

Tuttuğum takım olan Galatasaray’da ise eski heyecanımı kaybettiğimi söyleyebilirim. Özellikle son 2-3 sezondur neredeyse takımımı hiç takip etmez oldum diyebilirim. Eskiden maç öncesinde saniyeleri sayarken şimdi fikstürü ve puan durumunu bile takip etmeyecek kadar soğudum. Bunun en büyük sebebi ise yaşlı oyunculardan oluşan ve hiç bir şekilde performans gösteremeyen oyuncuları sürekli 11’de başlatıp üstüne birde şaka gibi sözleşme yenileyen yönetim olduğunu söyleyebilirim. Hamza Hamzaoğlu’nun başarılı bir teknik direktör olduğunu kesinlikle hiçe saymam. Fakat o geldikten sonra takımın futbol vizyonu tamamen yok oldu. Ayrıca yeni başkan Dursun Özbek ve yönetiminin ise tam bir futbol cahili olduklarını söylemeden duramam. Kesinlikle takımda büyük değişimler gerekiyor. Maddi olarak durumunun iyi olmadığını belirten Galatasaray yöneticileri ise yerli oyunculara 3-4-5 milyon gibi bonservis ücreti ödemeye devam ediyorlar. Yani… Kim inanırsa artık…