Stardew Valley – Atari Tadında Çiftçilik Oyunu

Uzun zamandır basit ve çocukluğumu hatırlatacak bir oyun ararken Steam üzerinde gördüğüm Stardew Valley oyunu oldukça ilgimi çekti diyebilirim. Piksel grafiklerden oluşan ve küçücük bir oyun içinde yüzlerce işlev barındıran bu yapıt sanırım hepinizi eskilere götürecektir. Oyun tamamen piksel grafikler ile kodlanmış ve tat olarak ise atari tadı vermekte. Sürekli oynayabileceğiniz bir oyun değil. Lakin bitirene kadar sanıyorum ki saatlerce bilgisayar başından kalkmayacaksınız.

Oyunun ufacık bir hikayesi de mevcut. Ofis ortamından bunalan ve rutin hayatında değişiklik isteyen kahramanımızın büyük babası vefat eder. Ve ona bir çiftlik miras olarak kalır. Ama bu çiftliği adam etmek için oldukça uzun bir süreye ihtiyacınız var. Bu süre zarfında ise işlerin yanı sıra kasaba halkı ile olan ilişkilerimizde oldukça önemli. Kısacası sizi kendine bağlayacak olan Stardew Valley’i oynarken oldukça keyif alacaksınız.

İndirimsiz fiyatı 24 ₺ olan oyunu indirim vaktinde 10 lira gibi uygun bir fiyata sahip olabilirsiniz.

Yabancı Kuralı IRKÇILIKTIR!

Hani marjinal olan bizlerdik? Yıllar sonra yabancı kuralının 14 olması ile beraber seyir kalitesi oldukça artmış durumdaydı. Fakat siyasetin içindeki insanların spora karışması ile beraber tekrar gündeme gelen yerli oyuncu saçmalığı sanıyorum ki bütün takım taraftarlarının sinirini bozmuş durumda.

Hani marjinal olan bizlerdik? Yıllar sonra yabancı kuralının 14 olması ile beraber seyir kalitesi oldukça artmış durumdaydı. Fakat siyasetin içindeki insanların spora karışması ile beraber tekrar gündeme gelen yerli oyuncu saçmalığı sanıyorum ki bütün takım taraftarlarının sinirini bozmuş durumda. Kişisel olarak Galatasaray taraftarı olsam da ligimizde sadece bizde değil, tüm takımlarda fazlasıyla iyi yabancı oyuncular olduğunu hatırlatmak isterim. Fakat bu yazımda en iyi bildiğim ve tanıdığım takım olan Galatasaray üzerinden örnekler vererek hislerimi aktaracağım.

Bildiğiniz üzere bizim takımda büyük emekleri olan Selçuk İNAN son 3 sezondur fazlasıyla yatarak oynuyor. İlerleyen yaşını bahane etmeye gerek yok. Çünkü ondan daha büyük olan GOMIS gibi bir örnek ile tanıştık bu sezon. Sosyal medyadan Gomis’i takip edenlerin bildiği gibi Gomis günün bir çok saatini kişisel antrenmanlar ile geçiriyor. Bunun katkısını da sanırım ligin ilk 5 haftasında attığı golleri ve gösterdiği yırtıcılığa bakarak anlayabiliriz. Ondan daha küçük yaşta olan Selçuk ise mücadele ruhunu kaybettiği gibi futbolda ilerleyen yaşlarda daha da olgunlaşan görüş açısını da kaybetmiş durumda. Antalyaspor ile oynanan mücadelede sanırım o atmadığı pası hepiniz görmüşsünüzdür. Bunlar sadece bir kaç örnek. Detaylı detaylı her şeyden bahsetmeye gerek yok.

Nerede futbol ruhu??

Gomis’in ruhunu, Fernando’nun çabalarını, N’Diaye’nin hırsını ve Maicon’un nasıl bir tank olduğunu biz Galatasaray taraftarı bu sezon fazlasıyla gördük. Peki diğer takımlarda durum farklı mı? Elbette hayır! Fenerbahçe’de oynayan yine Selçuk’tan daha yaşlı olan Valbuena o kadar hırslı ki! Taraflı tarafsız herkes onun hırsına hayran! Peki Beşiktaş’ta yine Selçuk’tan daha yaşlı olan Pepe’nin mücadelesi? Ben sahada mücadele görmek istiyorum. Kalite görmek istiyorum. Ve bir futbol sever olarak bu benim en büyük hakkım.

Şimdi diyeceksiniz ki yazının başlığında ırkçılık var fakat içerik ile alakası yok. Onu da hemen şöyle toparlamak gerekirse; futbol camiasındaki bir çok insan her zaman yabancıların ayrıldığını söylüyor. Fakat bu kesinlikle doğru değil. Galatasaray’da Tolga, Serdar söke söke formayı almadı mı yabancılardan? Beşiktaş’ta Cenk Tosun’a bakın! Adam Negredo gibi bir dünya markasına forma yüzü göstermiyor! Trabzonspor’a bakın. Gencecik çocuk Abdulkadir Ömür’ü, Yusuf Yazıcı’yı nasıl da oynatıyor? Çünkü onlar çalışmayı biliyorlar. Aldıkları paranın hakkını, giydiği formanın ruhunu biliyorlar..

Tüm bunlar olurken siyasetle ilgilenen kişilerin Türkiye’de yabancı kuralına el atması kadar IRKÇI bir durum yoktur. Tüm bu düşünce tamamen rezilliktir. Sizin yeriniz meclistir ve siyasi konulardır. Haftada sadece 90 dakika ayırdığımız amacı eğlence olan spor sizin işiniz değil. Irkçılığı bırakın ve işinize bakın!

 

 

Fikirler Kurşun İşlemez: V For Vendetta

Bir çok kişinin izlese de unutamadığı ve izlemeyenlerin ise pişman olacağı harika bir baş yapıt olan V For Vendetta hakkında kısa kısa bilgiler.

Sanırım bir çoğumuzun bildiği bir baş yapıt olan V For Vendetta, hayatımıza yeni görüşler katmayı ve bakış açımızı değiştirmeyi başarmıştı diyebiliriz. Fakat ben hem baktıkça tekrar hatırlamak ve henüz izlemeyenlerin olduğunu var sayarak burada bu filmle yer vermek istedim. Bu filmin baş yapıt olmasından ziyade kusursuz bir senaryosu olması ve oyunculuklarla da bunun daha yükseğe doğru işlenmesi oldukça şahane diyebilirim.

V For Vendetta

Konu olarak eski İngiltere döneminde devlet yönetiminin halka panikten başka bir şey vermemesini ve bu durumu durdurmak isteyen bir adamın savaşını göreceğiz. Fakat bu konuyu işlerlerken 2020 yılına değindiklerini de görmeden gelmek çok zor. Sanırım başka bir manası olmalı bunun.. Konu olarak çok fazla detaya girmek istemiyorum. Çünkü bu filmden göreceğiniz ufacık bir spoiler bile gerçekten büyük bir kayıp diyebiliriz.

V For Vendetta
Fikirlerin asla kurşun işlemeyeceğini bize anlatan V For Vendetta filminden bir kare.

V For Vendetta ile ilgili sizlere bir kaç sevdiğim repliği de paylaşmak isterim.

  • ” Siyasilerin yaptığı şey gerçeği örtmek, sanatçıların yaptığı şey ise gerçeği göstermek için yalan söylemektir.”
  • ” Eğer taktığın maskeyi uzun bir süre çıkarmaz isen altındaki kişiyi de unutmaya mahkumsun. “
  • ” Bu maskenin altında büyük bir fikir var. Ve fikirler asla kurşun işlemez “

Daha fazlasını yine çok fazla spoiler vermemek için paylaşmıyorum. Fakat filmde gerçekten asla unutamayacağız onlarca güzel replik olduğunu söylemek kesinlikle yanlış olmaz. Sadece repliklerle alakalı da değil bu durum. O senaryoyu unutmak mümkün değil arkadaş. Bunların haricinde teknik bilgiler vermek gerekirse film 2005 yılında Almanya ve A.B.D. tarafından ortak bir şekilde yapıldı. Filmin yönetmeni ise hepimizin hayatında önemli bir yeri olan Matrix filmindeki yardımcı yönetmen James McTeigue oldu. Film ciddi bir gelir elde etmeyi de başardı diyebiliriz. O dönemin döviz değeri ile 135.000.000 $ gibi bir gelir elde edildi. Filmde her ne kadar maskeden dolayı tanıyamasak da başrol de Hugo Weaving oynuyor. Evey rolünü ise Natalie Portman üstleniyor.

Oldukça akıcı bir film olan V For Vendetta sizleri 1 saniye bile sıkmadan izleyebileceğiniz en güzel filmler arasında ilk 5 sırada kendine yer edinebilir. Halen izlemediyseniz kesinlikle boş vaktinizde izlemenizi öneririm.

Vay bizim takımların haline…

Ülkemizde futbol ilerlemek yerine günden güne geriye doğru giderken nerede bizim taraftarlar?? Neden seyirciyiz bu duruma?

Türk futbolunun son 3 4 sezondur ciddi anlamda gerilediğini hepimiz biliyoruz. Buna sebep olarak ortaya 100 farklı düşünce atabiliriz ve eminiz ki bu attığımız düşüncelerin 99 tanesi doğru çıkar. Avrupa’da herhangi bir başarıyı zaten kimse beklemiyor. Fakat bu durumdan çıkartmamız gereken sonuç ise Avrupayı önemsememek olmamalı. Bunun için bir çalışma içine giren kimse yok. Çünkü ortada girebilecekleri belli bir bütçe yok. Takımlarımızın hepsi şuan batık durumda. Taraftarlar ise resmen uyuyor.

Nerede bizim 4 büyükler?

4 büyükler
Nerede bizim eski 4 büyükler? Ufacık kadrolar ile Avrupa’da her sezon heyecan yaratan takımlarımız… Şimdi neredeler?

Son yıllarda 3 büyükleri yakalamak uğruna eski ve ölmüş yıldız oyuncuları kadrosuna katan Trabzonspor’da çok ciddi bir borç durumu var diyebiliriz. Yeni gelen başkanları ile bu durumu biraz da olsa temizlemeye çalışsalar da diğer takımlara göre başarı şansı en az olan kulüp olan Trabzonspor’u mali olarak düzlüğe çıkarmak ciddi bir zaman alacaktır. Bunu yaparlarken de alt yapıya önem vermeleri ve nokta atışı transferler ile başarı yakalamaya çalışmaları lazım. Fakat bu durumların aksine halen pahalı transferler yapmaya çalışan Trabzonspor aynı zamanda daha önce yaptığı nokta transferleri ise bonservissiz bir şekilde ellerinden kaçırıyorlar.

Bir diğer çöküşte olan takım ise Fenerbahçe. Ellerinde yıldız oyuncular olsa da takım içinde belli bir disiplin olmadığını düşünüyorum. Kadroları çok çok iyi. Özellikle ellerinde çok iyi stoper oyuncuları var. Hücum hatları da çok iyi. Orta sahaya yapacakları bir transfer ve iyi bir disiplin ile rahatlıkla şampiyonluğa oynayacak bir kadroları olsa da takımın transfer yapmaya hali yok. Maddi durumun en çok etkilediği takım bence Fenerbahçe. Beşiktaş ve Galatasaray gibi açık açık “feda” demeye korkuyorlar. Taraftar ise anlamıyor. Fakat takımın ciddi anlamda maddi çöküşte olduğunu sanırım görmemek büyük bir aptallık olur diyebilirim.

Ligin son şampiyonu Beşiktaş ise Şenol Güneş önderliğinde rakiplerine oranla çok iyi  durumdalar. Özellikle Fikret Orman geldikten sonra maddi olarak gözle görülür bir şekilde en çok toparlayan kulüp olan Beşiktaş’ın en büyük artılarından biride kadrodaki genç ve yaşlı oyuncu dengesini iyi tutturmaları. Eğer Fenerbahçe ve Galatasaray bu anlayışları ile devam ederlerse Beşiktaş elindeki genç kadro ile 2-3 sezon üst üste şampiyon olabilir.

Tuttuğum takım olan Galatasaray’da ise eski heyecanımı kaybettiğimi söyleyebilirim. Özellikle son 2-3 sezondur neredeyse takımımı hiç takip etmez oldum diyebilirim. Eskiden maç öncesinde saniyeleri sayarken şimdi fikstürü ve puan durumunu bile takip etmeyecek kadar soğudum. Bunun en büyük sebebi ise yaşlı oyunculardan oluşan ve hiç bir şekilde performans gösteremeyen oyuncuları sürekli 11’de başlatıp üstüne birde şaka gibi sözleşme yenileyen yönetim olduğunu söyleyebilirim. Hamza Hamzaoğlu’nun başarılı bir teknik direktör olduğunu kesinlikle hiçe saymam. Fakat o geldikten sonra takımın futbol vizyonu tamamen yok oldu. Ayrıca yeni başkan Dursun Özbek ve yönetiminin ise tam bir futbol cahili olduklarını söylemeden duramam. Kesinlikle takımda büyük değişimler gerekiyor. Maddi olarak durumunun iyi olmadığını belirten Galatasaray yöneticileri ise yerli oyunculara 3-4-5 milyon gibi bonservis ücreti ödemeye devam ediyorlar. Yani… Kim inanırsa artık…

 

FM 2017’de Geleceği Parlak 6 Kaleci

Football Manager 2017 oynayanların özellikle takımlarına transfer etmek isteyecekleri geleceği parlak, wonderkid kaleciler…

Football Manager 2017 oynayan oyuncular özellikle kaleci mevkisinde oyuncu bulmakta büyük bir zorluk yaşıyorlar. Bu makalemizde sizlere oyun içerisinde geleceği parlak olan 6 oyuncu paylaşacağız. Oldukça iyi bir potansiyele sahip bu oyuncular FM tabiri ile “wonderkid” olarak biliniyor. Eğer kaleci mevkisinde takımınızın eksiği var ise sizde geleceğe yatırım yaparak bu oyunculardan herhangi birini transfer edebilir ve dilerseniz de ileride çok büyük miktarlarda paralara satabilirsiniz.

Gianluigi Donnarumma

Gianluigi Donnarumma - A.C. Milan - FM 2017
Gianluigi Donnarumma – A.C. Milan – FM 2017

Oyuna başladığınız zaman karşınıza 17 yaşında çıkacak olan Gianluigi Donnarumma, bildiğiniz gibi gerçek hayatta da A.C Milan takımının kalesini adeta “çocuk” yaşta korumaya başladı. Büyük bir potansiyele sahip olan Donnarumma yeni “Buffon” olarak adlandırılıyor. Ayrıca oyuna ilk başladığınız sezon A takımda oynayabilecek nitelikte güzel bir profile sahip olduğunu belirtmemiz gerek. İtalyan pasaportuna sahip oyuncuyu oyuna ilk başladığınız transfer döneminde 26-35 milyon euro arasında bir rakama transfer edebilirsiniz.